Tarih

Kanuni Sultan Süleyman Kimdir? | Hayatı ve Biyografisi

Belki de Sultan Süleyman, bir liderde olması gereken tüm özelliklere sahipti. Adildi; önüne gelen davalarda her zaman doğru karar vermeye çalışıyordu. Cesurdu; savaşlarda her zaman ordusunun önünde yer alıyordu, hatta hastalanmasına rağmen savaş sırasında atından inmemişti. Zengindi; lüks içinde yaşıyordu ve İstanbul’u eski dünyanın başkenti yapmıştı. Kültürlüydü; divanı filozoflar ve şairlerle doluydu, kendisi de sanatla ilgilenirdi. Karizmatik ve otoriterdi; birçok Avrupa hükümdarı ile görüşmeye tenezzül bile etmezdi.

Kanuni, birçok yönden şahlanmaya hazır bir devleti eline almış, kendi becerisini de ortaya koyarak insanlık tarihinin en büyük imparatorluklarından birini oluşturmuştu. Osmanlı sancaklarını Orta Avrupa’ya dikmiş, Osmanlı hukuk sistemini geliştirmiş (bazılarına göre ise tamamen bitirmiş!) ve 16. asrı Türk çağı yapmıştı. Her yönden sansasyonel bir sultan olan Kanuni’nin hayat hikayesi şöyle;

1. Süleyman, ya da bizim tabirimiz ile Kanuni Sultan Süleyman, 1496 yılında Trabzon’da doğdu. Hafsa Hatun’un oğlu olan Süleyman, çoğu Türk hükümdarı gibi birçok ilimde uzmandı. İstanbul’a gelen Venedik elçisi, Şehzade Süleyman’ı şöyle ifade ediyordu; “ O yirmi beş yaşında, uzun fakat sırım gibi ve kibar görünüşlü. Boynu ince çok uzun, yüzü ince, burnu kartal gagası gibi kıvrık. Gölge gibi bıyık ve küçük sakalı var. Bunlara rağmen hoş çehreli. Derisi solgunluğa meyilli. Çalışmaya düşkün, bilgili, mahir bir efendi olacağı söylenir. Bütün insanlar onun hükümdarlığında iyilik umut ediyor.

Bir süre şarkî eylaetlerde görevlendirilen Süleyman, 1512’de babasının taht harekatında ona yardımcı olacak ve 2. Beyazid’in tahtan indirilmesinde görev alacaktı. 8 yıl sonra babası Yavuz Sultan Selim öldüğünde, tahtın tartışmasız tek varisi olarak kılıç kuşandı.

Sultan Süleyman, içteki bir takım isyanları bastırdıktan sonra derhâl savaş mekanizmasını oluşturacaktı. Tahta geçişinin bir yıl sonrasında savaş makinesini çalıştıran Süleyman, ilk hedef olarak büyük dedesi Fatih’in alamadığı Belgrad’ı seçecekti. Belgrad’ı denizden ve karadan kuşatan Süleyman, büyük bir taarruz ile başarıya ulaşıyordu. Avrupa devletleri, yeni hükümdarın pek de kuzu olmadığını anlamaya başlamışlardı.

Süleyman’ın gözleri ufuktan ayrılmıyordu; yeni hedef, Akdeniz idi! Belgrad’ın fethinin bir yıl sonrasında, babasından kalan 400 parçalık gayetmüstahkem bir donanmayı Rodos’a yollayan Kanuni, karadan da yüz bin kişilik ordusu ile çıkartma yaptı. 5 ay süren büyük çarpışmaların ardından Rodos’ta beyaz bayraklar sallanıyor, Doğu Akdeniz’deki son haçlı toplumu da yok ediliyordu. Süleyman için artık herşey uygundu; çocukluğundan beri planladığı Avrupa seferi için yol gözükmüştü!

10 Mart 1526’da Sultan Süleyman, Rumeli kumandanlarına, Anadolu beylerbeyi Behram Paşa’ya, Bosna Beylerbeyi’ne ve Kırım Han’ına ulak yollayarak, sefer için hazırlanmalarını emrediyordu. Bir ay sonra, 100 bin kişilik Osmanlı ordusu, 300 top ile Macaristan’a yola çıkmıştı.

Haftalardır yağan yağmur ile balçıka dönmüş, hatta çevre ovaları bataklığa dönüşmüş Mohaç’a varan Osmanlı ordusu, karşısında 150 bin kişilik Macar ordusunu bulacaktı. Orta Avrupa tarihinin en büyük savaşlarından biri olan Mohaç Savaşı sonucunda, 2 saat gibi kısa bir sürede Osmanlının ateş gücü karşısında dağılan Macar Ordusu, Sultan Süleyman için Budin yolunu açıyordu. Bir hafta sonra Budin’e giren Kanuni, Türk sancaklarını Orta Avrupa’ya dikmişti artık…

Budin’de Osmanlı uydusu bir yönetim kurarak İstanbul’a dönen Kanuni, bir yıl geçmeden yeniden Macar yolunu tutacaktı; zira Avusturya Dükü Ferdinand Budin’e girerek Osmanlı hakimiyetini sona erdirmişti. 10 Mayıs 1529’da İstanbul’dan yola çıkan Osmanlı ordusu, dört ay sonra Budin’e tekrar girecekti. Ferdinand’ın gözcüleri Osmanlı ordusunu, daha önce hiç görmedikleri büyüklükte bir ordu olarak haberliyordu. Ferdinand’ın paçaları tutuşmuştu; önce Viyana’ya, sonra da Avusturya’nın içlerine doğru kaçtı.

Kanuni, Osmanlı mızraklarını Viyana’ya yöneltecekti. Tarihler 26 Eylül’ü gösterdiğinde, Osmanlı topları Viyana surlarını dövmeye başlamıştı bile! Süleyman’ın kale kumandanı Niklas Zalem’e yolladığı mektup, gayet net idi; “Kaleyi derhâl teslim edin!”. Zalem’den gelen cevap da aynı ölçüde sert idi; “Ölene dek topyekûn savunma!”

Osmanlı ordusunun sayısal gücüne karşı düşman da gayet bilenmiş ve mevzilerini tahkim etmişti. 30 bin kişilik Avusturya kuvveti, bazen kapılardan çıkarak bazen ise burçlardan saldırarak Osmanlı ordusunu yıpratıyordu. Mevsim şartları ve ulaşımın yetersizliği sebebi ile ağır toplarını Budin’de bırakan Osmanlı ordusu, bir türlü sonuca ulaşamıyordu. Sultan Süleyman 15 Ekim’de kuşatmayı kaldırttı, eve dönüş vakti gelmişti.

İstanbul’a dönen Sultan Süleyman’a gelen haberler, doğuda Safevilerin yeniden düşmanca çıkışlarda bulundukları yönündeydi. 1534’te Safevi seferine çıkan Süleyman’ın aklında, tüm İran’ı fethetmek vardı. Kafkaslarda Süleyman ile adeta köşe kapmaca oyayan Safevi hükümdarı Şah Tahmasb’ın yardımına, Doğu ülkelerinin vazgeçilmez kurtarıcısı general kış yetişecekti. Safeviler üzerine 3 büyük sefer düzenleyerek Bağdat, Basra ve Tebriz’i ele geçiren Süleyman, bununla yetinerek eve dönüyordu.

Osmanlının özellikle Batı’da kazandığı zaferler, İslam dünyasında da geniş yankı buluyor, “gaza” amacıyla birçok müslüman Osmanlı ordusuna katılıyordu. İşte bu sıralarda, Cezayir korsanı Hayreddin, İstanbul’a gelerek Kanuni’ye biatını sunacak, kaptanı deryalığa getirilecekti. Avrupa’da “barbarossa” şeklinde anılan Hayreddin Paşa, Preveze gibi birçok deniz savaşında Avrupalı donanmaları dağıtarak, denizlerde de Osmanlı hakimiyetini sağayacaktı.

46 yıllık saltanatının sonucunda, 70 yaşında Zigetvar seferine at üstünde çıkan Süleyman, top sesleri içerisinde vefat ettiğinde, Osmanlı sancakları Viyana’dan Hicaz’a dek dalgalanıyordu. Ölümü ordudan bir süre saklanan Kanuni’nin cenazesi, 44 büyük imamın katılımı ile devasa bir güç gösterisine dönüşecekti. Süleyman’ın kalbi Budin’e,cenazesi ise Süleymaniye Camii’nin yanındaki türbesine defnedildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close